Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Kan basıncını “tansiyon” ile ifade ederiz. Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen normal tansiyon değerleri 12/8’dir. Ancak büyük tansiyonun 13, küçük tansiyonun ise 8’in üzerinde olması yüksek tansiyon yani hipertansiyon olarak adlandırılmaktadır. Yaş, cinsiyet, fiziksel durum gibi nedenler kan basıncını etkiler. Buna karşın hipertansiyon, kalp hastalığının en önemli ve en çok görülen belirleyicisidir. Kalp hastalıklarının %35 gibi oranı hipertansiyon kökenlidir ve ülkemizde yaklaşık 10 milyondan fazla kişide hipertansiyon görülmektedir.

Hipertansiyon hastalığı iki gruba ayrılır. Hastaların %95’inin hipertansiyonunu tetikleyen bir hastalık görülmezken kalan grupta ise hipertansiyonu tetikleyen başka hastalıkları mevcuttur. Tiroit bezi, böbrek üstü bezi, salgı bezindeki bir hastalık ya da aort damarında oluşan darlık ikincil hipertansiyonu oluşturmaktadır. İkincil hipertansiyonda esas hastalık ortadan kaldırıldığı zaman hipertansiyon da görülmez. Birincil hipertansiyonda ise hastalık sebep olmasa da en önemli risk faktörü ailesel yatkınlıktır.

Hiper Tansiyon Hastalığın Tanısının Konulması Neden Önemlidir?

Hipertansiyon hastalığında kan basıncı iyi kontrol edilmelidir. Çünkü kardiyovasküler pek çok hastalık ve inme riski hipertansiyon hastalığında mevcuttur. Pek çok hedef organa zarar verebileceği için hastalığın tanısının konulması önemlidir. Ayrıca hipertansiyon kimi zaman obezite ve diyabet gibi diğer risk faktörleri olmadan da görülebilen sinsi bir hastalıktır.

Hiper Tansiyon Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın çoğu durumda tek belirtisi kan basıncının yüksek olmasıdır. Önemli bir kısmında da hastalık belirti vermeyebilir. Bazı hastalarda ise en sık görülen belirtiler;

  • Baş ağrısı,
  • Halsizlik ve yorgunluk,
  • Bulantı ve kusma,
  • Baş dönmesi
  • Çarpıntı

Uzun süre boyunca devam eden ve tedavi edilmeyen hipertansiyon hastalarında, hedef organlara yaptığı hasarlar ile kendini belli edebilir. Kalp, beyin, böbrek, retina ve kan damarlarında ortaya çıkan hastalıklar önemli sağlık sorunlarına neden olabilir.

Hiper Tansiyon Tanısı Nasıl Konulur?

Uzun yıllar boyu sessiz ve sinsi ilerleyen bir hastalık olan hipertansiyonun tanısı genellikle doğru yapılan kan basınç ölçümleri ile konulur. Ancak tansiyon ölçümünde kan basıncı yüksekliğinin kronik olup olmadığı, çevre organlara hasar verip vermediği, hipertansiyon tanısını netleştiren ikincil nedenlerin olup olmadığı da ayrıca araştırılmalıdır.

Tansiyon Nasıl Ölçülmelidir?

Kan basıncındaki değişiklik bilindiği için hipertansiyon tanısı iki ayrı zamanda ve 5 dakika ara ile yapılan kan basıncı ölçümlerinin ortalamasına dayanmalıdır.

Hipertansiyon tanısı için kan basıncı ölçümü tekniğinin uygun olması temel unsurdur. Hasta sandalyede ayakları yerde olacak şekilde oturmalı ve kol, kalp düzeyinde desteklenmelidir. Yalancı yüksek ölçümleri önlemek için en son tüketilen kahve veya sigaradan 30 dakika sonra ve sessiz bir şekilde en 5 dakika oturduktan sonra yapılmalıdır. Yüksek bir değer kaydedildiği zaman, temel problem yüksek kan basıncının sürekli olup olmadığının saptanmasıdır. Kan basıncının tek bir kez yüksek olarak ölçülmesi, kronik hipertansiyon tanısı için yeterli değildir.

Evde kan basıncı takibi ile ilgili bazı noktalar önemlidir. Evde kan basıncını ölçen aletler doğruluk derecesi açısından farklı olduğu için bu aletler periyodik olarak cıvalı alet ile karşılaştırılmalıdır.

Hiper Tasiyon Tedavisi Nasıl Yapılır?        

Kronik ve ciddi bir hastalık olan hipertansiyon tedavi edilmediği takdirde pek çok organda kalıcı hasarlara neden olabilir. Bu nedenle tedavisi ömür boyu devam eder. İlaç ile uygulanan tedavi programları, yalnızca hastalığın belirtileri ortaya çıktığı zaman değil düzenli olarak kullanılması gerekir. Düzenli doktor kontrolleri ile hastalık belirli seviyelerde seyreder. İlaç dozu, ilaç değişimleri ciddi sorunlara neden olabilir, bu nedenle doktorunuza danışmadan ilaç kullanımı ile ilgili bir değişiklik yapmamanız gerekir. Ayrıca yaşam şeklinizde yapacağınız değişiklikler hipertansiyona karşı alınacak önlemler arasındadır.

Hipertansiyonlu hastaların diyet, aktivite ve alışkanlıkları ile birtakım değişiklikler yapması gerekir. Hipertansiyonlu kişilerin diyetinde tuz kısıtlaması yapması çok önemlidir. Bunun yanında kilo aldırıcı, yağlı ve karbonhidrat içeriği fazla olan besinler kısıtlı tüketmelidir. Kafein gibi hormonal sistemi uyarıcı içecekler ölçülü tüketilmelidir. Egzersiz ve kilo vermenin ilaç kullanılmasa bile belli düzeye kadar kan basıncında düşmeye sebep olduğu bilinmektedir. Kan basıncında yükselmeye sebep olan ilaçlar (özellikle romatizma ilaçları, bazı grip ilaçları) mümkünse kullanılmamalıdır. Eğer sigara kullanıyorsa hipertansiyonlu bir hasta mutlaka sigarayı bırakmalıdır.